Bilinç Bozukluklarında İlk Yardım

Tanımlar

Bilinç nedir?

Kişinin kendisinden ve çevresinden haberdar olması, uyanık olma halidir. Beynin dikkat, hafıza, davranışlarını planlanma ve algı gibi fonksiyonları ile iç ve dış çevreden gelen uyarıları doğru olarak alabilmesi ve değerlendirebilmesidir.

Bilinç bozukluğu nedir?

Bilincin hafif uyku halinden hiçbir uyarana yanıt vermediği derin uyku haline kadar olan değişimleri kapsayan durumdur.

Koma nedir?

Kişinin iç ve dış uyaranlardan haberdar olmadığı; gözlerinin kapalı olduğu, uykuya benzeyen ancak uyandırmanın mümkün olmadığı durumdur.

Bilinç bozukluğu

Bilinç bozukluğu aniden ortaya çıkabilir. Bu durum genellikle hayatı tehdit eden beyin fonksiyonlarındaki bir bozulmadan kaynaklanır.

Bilinç bozukluğunun değerlendirilmesi:

Bilinç bozukluğunun değerlendirilmesinde aşağıdaki sorulara cevap aranır.

  • Uyanık mı?
  • Sesli uyaranlara gözlerini açıyor mu?
  • Basit sorulara net yanıt veriyor mu?
  • Basit komutları yerine getiriyor mu?
  • Ağrıya sebep olacak bir şey yapıldığında tepki veriyor mu? Ağrıya yanıtı var mı?

Bu sorulara verilen yanıt hasta/yaralının bilinç düzeyini pratik olarak ortaya koymak için yeterlidir. Ancak alkol ya da uygunsuz madde kullanımı varsa bilinç bulanıklığı olmasa dahi bu sorulara cevap alınamayacaktır. Bu soruların akılda kolayca kalması için oluşturulmuş olan kısaltma USAY’dır (İngilizce karşılığı AVPU: Alert, Verbal, Pain, Unresponsive). Buna göre hasta/yaralı;

  • U (Uyanıklık)
    • Uyanıktır ve sizinle normal şekilde konuşur. Sorduğunuz sorulara akla ve mantığa uygun olacak şekilde cevaplar verir.
  • S (Sesli uyaranlara cevap)
    • Sorduğunuz sorulara cevap verir. Ancak hasta/yaralının sorulan sorulara doğru ve net (kişileri tanıma, yeri ve zamanı bilme açısından) cevap verip vermediğine dikkat edilmelidir.
  • A (Ağrılı uyaranlara cevap)
  • Uyanık değildir. Ancak ağrıyı hissedebileceği şekilde bir uyarı verildiğinde yüzünü buruşturur ve ağrı uygulanan yeri çekmeye çalışır.
    • Ağrılı uyaran verilmesi, iki kaşın ortak noktası veya iman tahtası üzerine bastırmak sureti ile ya da omuzlara kaba çimdik atmak sureti ile uygulanabilir.
  • Y (Yanıtsız)
    • Bilinci tamamen kapalıdır. Sesli ya da ağrılı hiçbir uyarana cevap vermez.

Bilinç bozukluğu yapan nedenler:

  • Kafa ve beyindeki yaralanmalar
  • İnme (Felç)
  • Beyindeki kitleler
  • Enfeksiyonlar
  • İlaçların aşırı dozda alınması ya da yan etkileri
  • Uyuşturucu madde alımı
  • Zehirli gazların solunması
  • Kan şekeri düşüklüğü
  • Karaciğer ve böbrek yetmezlikleri
  • Guatr hastalığı
  • Depresyon veya şizofreni gibi psikiyatrik nedenler
  • Sıcak çarpması
  • Sara (Epilepsi) nöbeti
  • Kan basıncının (tansiyonun) düşmesi

Bilinç bozukluğunda ilk yardım:

  • Hasta/yaralının bilinç durumunu değerlendirin ve eğer bilinç bozukluğu varsa seviyesini USAY’ı kullanarak belirleyin.
  • Bilinç bozukluğu olan hasta/yaralıda 112 acil yardım numarasını arayın ya da aratın.
  • Hasta/yaralının yaşam bulguları değerlendirin. Eğer yaşam bulguları yoksa derhal Temel Yaşam Desteğine başlayın.
  • Hasta/yaralının bilinci tamamen kapalı ve yaralanma şüphesi yoksa hastayı kurtarma (iyileşme, derlenme) pozisyonuna getirin.
  • Hasta/yaralının bilinci açık ancak kendini kötü hissetme, terleme ve/veya bayılma hissi tarif ediyorsa şok pozisyonuna getirin.
  • Yaralanma ya da şüphesi varsa hasta/yaralının pozisyonu ancak boyun korunarak değiştirilebilir. Eğer boyun korunamıyorsa pozisyonu değiştirmeyin.
  • Hasta/yaralının sık sık solunumunu kontrol edin.
  • Yardım gelinceye kadar hasta/yaralının yanından ayrılmayın.

Bayılma (Senkop)

Beyne giden kan akışının geçici bir süre ile azalmasından kaynaklanan kısmi veya tam bir bilinç kaybıdır. Bayılan hasta/yaralı dik duruş adı verilen ayakta durma veya oturma eylemini sürdüremez.

Bayılma nedenleri:

  • Korku
  • Aşırı heyecan
  • Sıcak
  • Yorgunluk
  • Kapalı ortam, kirli hava
  • Aniden ayağa kalkma
  • Kan şekerinin düşmesi
  • Şiddetli enfeksiyonlar
  • Kalp hastalıkları
  • Kalpteki ritim bozuklukları
  • Kullanılan ilaçlar
  • Tansiyon (kan basıncı) düşmesi
  • Psikiyatrik hastalıklar (özellikle çocuklarda nefes tutma)
  • Nörolojik hastalıklar (nadir de olsa görülebilir)

Bayılma (Senkop) belirti ve bulguları:

  • Baş dönmesi ve/veya sersemlik
  • Bulantı
  • Halsizlik, yorgunluk
  • Terleme
  • Çarpıntı
  • Soğuk cilt
  • Bulanık görme
  • Kulaklarda uğultu ve/veya çınlama
  • Boyunda, omuzlarda ya da sırtta ağrı

Bayılmalarda (Senkop) ilkyardım

Kişi bayılma hissi tarif ediyor veya bayılma belirti ve bulgularını gösteriyorsa;

  • Düz bir zemine (yere) sırt üstü uzanmasını söyleyin ve yardımcı olun.
  • Üzerinde bulunan sıkı giysileri gevşetin.
  • Hasta/yaralıyı şok pozisyonuna getirin.
  • Hasta/yaralının iyileşme bulgularını gözlemleyin.
  • Hasta/yaralı hamileliğin ileri haftalarında bulunuyorsa sol tarafı üzerine yatırın.
  • Yaşam bulguları yoksa; 112 acil yardım numarasını arayın ve Temel Yaşam Desteğine başlayın.

Bayılma (Senkop) geçiren hasta/yaralıda dikkat edilmesi gereken hususlar

  • Hasta/yaralıyı sandalye veya yüksek bir zemine oturtmayın.
  • Kokulu maddeler (kolonya, amonyak) koklatmayın.
  • Yiyecek içecek vermeyin.
  • Üstüne su dökmeyin.
  • Tokat atmayın.

Bayılma Öncesi Durum (Presenkop-Bayılayazma)

Tam bir bayılmanın olmadığı ancak bayılma öncesi ortaya çıkan tablo bayılma öncesi durum (presenkop – bayılayazma) olarak adlandırılır. Bazı durumlarda bayılma öncesi durum kalbe gelen kan akımının azalması sonucu oluşur.

Bayılma öncesi durum (Presenkop – Bayılayazma) belirti ve bulguları:

Belirtiler:

  • Güçsüzlük
  • Baş dönmesi
  • Bulantı
  • Karın ağrısı
  • Üşüme veya soğuk terleme hissi ve
  • Bulanık görme ve/veya göz kararmasıdır.

Bulgular:

  • Solukluk
  • Terleme
  • Kusma
  • Titreme
  • Esneme, kas tonusunda azalma ve
  • Bilinç bulanıklığıdır.

Bayılma öncesi durumda (presenkop-bayılayazma) ilkyardım:

Amaç; kalbe giden kan akımını arttırmaktır.

  • Hasta/yaralının bayılma öncesi durumda (presenkop-bayılayazma) olduğundan emin olun.
  • Hasta/yaralının etrafında yaralanmaya neden olabilecek eşyaları uzaklaştırın.
  • Hasta/yaralı ayakta ise yardım ederek çömelmesini sağlayın.
  • Ayaklarını birbiri üzerine çapraz konuma getirmesini sağlayın.
  • Hasta/yaralının iki elini birbirine kenetlemesini ve kollarını çekmesini söyleyin.
  • Yumruklarını sıkmasını söyleyin.
  • Boynunu öne eğmesini ve çenesini göğsüne değdirmeye çalışmasını sağlayın.
  • Hasta/yaralıda bulgular düzelmez veya tam bilinç kaybı gelişirse kurtarma pozisyonuna (iyileşme, derlenme) getirin 112 acil yardım numarasını arayın.
  • Yaşamsal bulgular yoksa; 112 acil yardım numarasını arayın ve Temel Yaşam Desteğine başlayın.

Bayılma öncesi durum (Presenkop-Bayılayazma) geçiren hasta/yaralıda dikkat edilmesi gereken hususlar:

  • Hasta/yaralının bayılma öncesi durumda olduğundan emin değilsek ve farklı belirtilerde varsa (örn: göğüs ağrısı) yukardaki hareketleri yaptırmayın.
  • Kaza geçirmiş ya da kanaması varsa yukardaki hareketleri yaptırmayın.

İnme (Felç) Hastası

İnme beyindeki bir damarın aniden tıkanması ya da kanamasına bağlı olarak meydana gelir.  Bunun sonucunda oksijenden zengin kana ihtiyaç duyan ve beslenemeyen beyin hücreleri kısa sürede işlevlerini kaybederek ölürler. Ölen beyin hücreleri yenilenemez. Bu durum hasta/yaralının beynindeki etkilenen bölgenin yerine göre vücudunun bir kısmını hareket ettirememesine, konuşamaması ve anlamaması gibi durumlara yol açar. İnme çoğunlukla yaşlılarda görülmekle birlikte genç insanlarda da görülebilir.

Belirti ve bulguları:

  1. Vücut bölgelerinde başlayan ani uyuşma ve/veya kuvvet kaybı
  2. Görmede bulanıklık, kayıp
  3. Konuşmada zorlanma
  4. Ani gelişen bilinç kaybı
  5. Aniden başlayan şiddetli baş ağrısı
  6. Baş dönmesi ve düşme

Hasta/yaralının inme (felç) geçirdiği nasıl anlaşılır?

İnme belirti ve bulgularını hızlı tanımak esastır. İnmeli hasta/yaralıların yönetiminde en kritik basamağı hastanın zamanında tanınmasının oluşturduğu bilinmektedir. Bu yüzden hasta/yaralının inme (felç) geçirdiği düşünüyorsanız üç basit komutu yerine getirmesini isteyin.

Komut 1- F (Face-Yüz): Yüzdeki simetrinin bozulmasıdır. Değerlendirme yaparken hastanın gülümsemesini ya da dişlerini göstermesini isteyin. Ağzın bir köşesinde eğilme var mı?

Komut 2- A (Arm-Kol): Kol hareketlerinin değerlendirilmesidir. Bunun için hastanın her iki kolunu aynı anda kaldırmasını isteyin. Kollardan birisinde düşme ya da hareket ettirememe var mı?

Komut 3- S (Speech-Konuşma): Konuşmanın değerlendirilmesidir. Bunun için hastanın tekrarlaması için basit bir cümle söyleyin. Kelimeleri söylerken sorun yaşıyor veya hiç konuşamıyor mu?

Hasta/yaralı komutlardan herhangi birini yapmakta zorlanıyorsa inme (felç) olarak kabul edin ve bir sağlık kuruluşuna nakledilmesini sağlayın.

T (Transfer-Nakil): İnme geçiren hasta/yaralının zaman kaybetmeksizin bir sağlık kuruluşuna nakledilmesine karşılık gelir. Bunun için ilk yardımcının 112 acil yardım numarasını araması ya da aranmasını sağlaması gereklidir.

İnmede ilk yardım:

  • Hastayı oturabiliyorsa dik oturtun. Rahat nefes alıp vermesini sağlayın.
  • Oturamıyorsa kurtarma (iyileşme, derlenme) pozisyonuna getirin.
  • 112 acil yardım numarasını arayın ya da aranmasını sağlayın.
  • Hasta/yaralıyı rahatlatın. Yardımın gelmek üzere olduğunu söyleyin.
  • Hasta/yaralının bilincinin açık olup olmadığını ve rahat nefes alıp verdiğini kontrol edin.

İnme (felç) geçiren hasta/yaralı olduğunda dikkat edilmesi gereken hususlar

  • Yiyecek ya da içecek vermeyin. Çünkü verilen gıda solunum yoluna kaçabilir ve hastanın boğulmasına sebep olabilir.
  • Hasta/yaralının acil yardım gelene kadar yanından ayrılmayın.

Sara (Epilepsi) Nöbeti

Sara (Epilepsi) Nöbeti Kişinin İstemi Dışında vücut kaslarının bir bölümünün ya da tamamının sarsılarak kasılmasıdır. Bu istem dışı kasılmaların ardından hasta/yaralı tepkisiz bir döneme girebilir (bilinç kaybı). Beyin hücrelerinin normal dışı çalışması nöbetin nedenidir.

Nöbet; zehirlenme, uykusuzluk, açlık, elektrik çarpması, kan şekeri düşüklüğü, çocuklarda yüksek ateş, alkol yoksunluğu, madde bağımlığı ve beyin hasarı gibi durumlarda ortaya çıkabilir. Ani kalp durmalarında da beyin oksijensiz kalacağı için nöbet görülebilir.

Sara (Epilepsi) nöbetinde belirti ve bulgular:

  • Hasta/yaralıda nöbet öncesinde normalde olmayan kokuları alma veya kas kasılmaları gibi ön belirtiler olabilir.
  • Bazen nöbet öncesi bir bağırma-çığlık duyulabilir.
  • Bazı hasta/yaralılar ani bir şekilde bilincini kaybederek şiddetli bir şekilde yere düşebilir ve bu düşme sırasında yaralanabilir.
  • Tüm vücutta yaygın kasılmalar görülebilir.
  • Dudaklar gri-mavi bir renk alabilir.
  • Ağızdan tükürükler dışarı çıkabilir. Eğer hasta/yaralı dilini ısırmışsa dışarı çıkan tükürük kanlı olabilir (pembe renk)
  • İdrar ve/veya büyük abdest kaçırması görülebilir.
  • Nöbet sonlanırken en son aşamada hasta/yaralıda bir gevşeme meydana gelir ve kasılmalar biter.
  • Nöbet sonrası hasta/yaralı uyanabilir ancak şaşkındır. Nerede olduğundan habersiz, uyku halinde ya da derin bir uykuya dalabilir.
  • Bazı hasta/yaralılarda, nöbet aşağıdaki hafif belirtilerle de görülebilir;
    • Bir noktaya doğru dalgın bakış ve kişinin hayal dünyasına dalmış gibi görünmesi.
    • İstemsiz mimik ve hareketler.
    • Ağız şapırdatma veya dudak ısırma gibi hareketler.
    • Anlamsız konuşma ve tekrarlayan hareketler.

Sara (Epilepsi) nöbetinde ilk yardım:

Nöbet sırasında:

  • Hasta/yaralının üzerinde ve/veya çevresinde yaralanmasına neden olabilecek eşyalar varsa uzaklaştırın. Aynı zamanda kendisine zarar vermemesi içinde dikkatli olun.
  • Başını çarpmasını engellemek için başın altına yumuşak bir malzeme koyun.
  • Nöbet süresini kaydedin.

Nöbet sonrasında:

  • Hasta/yaralıyı kurtarma (iyileşme, derlenme) pozisyonuna alın (ağız içindeki tükürüğün ve kusması durumunda kusmuğun havayoluna kaçmaması için).
  • Yaşamsal bulguları takip edin.
  • Hasta/yaralının yardım gelinceye ya da tamamen uyanık hale gelinceye kadar yanından ayrılmayın.
  • Yaşamsal bulgu yoksa; 112 acil yardım numarasını arayın veya aratın ve Temel Yaşam Desteğine başlayın.

Nöbet geçiren hasta/yaralıda dikkat edilecek hususlar:

  • Nöbeti durdurmaya çalışmayın.
  • Yiyecek ya da içecek vermeyin (boğulmaya sebep olabilirsiniz)
  • Hasta/yaralının çenesi açmaya çalışmayın ve ağız içine parmak ya da bir cisim sokmayın.
  • Üzerine su dökmeyin.
  • Başka bir alana taşımaya çalışmayın. Bulunduğu ortamı güvenli hale getirin.

Nöbet geçiren hasta/yaralıda 112 acil yardım numarası ne zaman aranmalıdır?

  • Hasta/yaralı ilk defa nöbet geçiriyorsa
  • Nöbet 5 (beş) dakikadan fazla sürdüyse
  • Tekrarlayan nöbetler geçiriyorsa
  • Nöbet sırasında yaralanmaya maruz kaldıysa
  • Nöbet sonrasında bilinç açılmıyorsa
  • Yaşamsal bulgular yoksa.

Çocukluk Çağı (Ateşe Bağlı) Nöbet

Beş yaş altı çocuklarda görülen nöbetlere enfeksiyonlara bağlı ortaya çıkan yüksek ateş neden olabilir. Çünkü çocuklarda beyin hücreleri yüksek ateşe bağlı etkilere dayanacak olgunluğa ulaşmış değildir. Bu nedenle çocuklarda yüksek ateş, beyin hücrelerindeki elektriksel aktivitede bozulmaya ve nöbete neden olabilir.

Çocukluk çağı nöbetinde belirti ve bulgular:

  • Ateş
  • Kaslarda sertleşme
  • Yüz, kollar ve bacaklarda kontrolsüz kasılmalar
  • Gözlerde yukarı kayma
  • Dudak, kulak, tırnaklar ve yüzde morarma ve
  • Bilinç kaybı.

Çocukluk çağı nöbetinde ilk yardım:

  • Çocuğun üzerinde bulunan giyecekleri çıkarın.
  • Çocuğun etrafını güvenli duruma getirerek yaralanmasını engelleyin (yastık ve battaniye gibi malzemeleri kullanabilirsiniz).
  • Çocuğu kurtarma (iyileşme, derlenme) pozisyonuna getirin.
  • Oda sıcaklığında su ve temiz havlu ile vücut sıcaklığını düşürmeye çalışın.

Çocukluk çağı nöbeti geçiren hasta /yaralıda dikkat edilecek hususlar

  • Nöbet durdurmaya çalışmayın.
  • Yiyecek ya da içecek vermeyin (boğulmaya sebep olabilir)
  • Çenesini açmaya çalışmayın ve ağız içine parmak ya da bir cisim sokmayın.
  • Üzerine soğuk su dökmeyin.

Çocukluk çağı nöbetinde 112 acil yardım numarası ne zaman aranmalıdır?

  • Çok yüksek ateşi varsa
  • Bilinci açılmıyorsa
  • İlk nöbetse
  • Yaşamsal bulgular yoksa.

Şeker (Diyabet) Hastalığına Bağlı Acil Durumlar

Şeker hastalığı (Diyabet), kan şekerinin bulunması gereken normal seviyenin üzerinde olmasıdır. Sağlıklı insanlarda kan şekeri, kan yolu ile hücrelere taşınır ve belli bir seviyenin üzerine çıkmaz.

Şeker hastalığının iki tipi vardır.

  • Tip 1 Şeker Hastalığı (Tip 1 Diyabet): Kan şekerinin vücutta normal seviyelerde olmasını sağlayan insülin adı verilen hormon üretilemez. Bu nedenle bu hastalara kan şekerini normal seviyede tutmak için dışardan insülin verilmesi gerekir. Çocuklarda ve gençlerde sıklıkla görülür.
  • Tip 2 Şeker Hastalığı (Tip 2 Diyabet): Vücutta üretilen insülin ya yeterli değildir ya da vücut tarafından kullanılamaz. İleri yaş grubunda sıklıkla görülmekle birlikte her yaş grubunda ortaya çıkabilir.

Kan şekeri düşüklüğü

Kan şekeri düşüklüğü; şeker hastalığı tedavisi sırasında fazla miktarda insülin yapılması, az yemek yeme, uzun süre spor yapılması gibi nedenlere bağlı olarak kan şekeri seviyesinin hayatı tehdit eden sınırların altına düşmesidir.

Kan şekeri düşüklüğü belirti ve bulguları

  1. Güçsüzlük
  2. Sersemlik hissi
  3. Halsizlik
  4. Dikkat eksikliği
  5. Konuşmada bozulma
  6. Terleme
  7. Titreme
  8. Çarpıntı
  9. Bulantı
  10. Sıcaklık hissi
  11. Görme bulanıklığı
  12. Uykuya meyil
  13. Bilinç kaybı
  14. Nöbetler görülebilir.

Kan şekeri düşüklüğünde ilk yardım

Genelde şeker hastalarının üzerinde ya da yakınında şeker hastası olduğu hakkında ipuçları olacaktır.

Bilinci açık ve kusmuyorsa:
  • Hasta/yaralının güvenli bir yere oturmasını veya uzanmasını sağlayın.
  • Yanında şeker varsa verin. Şeker yok ise; meyve suyu, şekerli süt veya reçel verebilirsiniz.
  • Şeker verdikten sonra bulgular hemen düzelmeyebilir. 10-15 dakika bekleyin.
  • Şekerli gıdalarla hastanın belirtileri düzeliyorsa şeker vermeye devam edin.
Bilinci kapalı ise:
  • Hastayı kurtarma (iyileşme, derlenme) pozisyonuna getirin.
  • Yanında kalın.
  • Yaşamsal bulgularını takip edin.
  • 112 acil yardım numarasını arayın veya aratın.
Kan şekeri düşüklüğü olan hastada dikkat edilecek hususlar:
  • İnsülin ilacını yapmayın.
  • Bilinci kapalı ya da nöbet geçiriyorsa yiyecek içecek vermeyin.
  • Yaşam bulguları yoksa; 112 acil yardım numarasını arayın veya aratın ve Temel Yaşam Desteğine başlayın.

Kan şekeri düşüklüğü ve kan şekeri yüksekliği belirtileri çoğu zaman birbirine benzeyebilir. Bu durumda hastaya şeker verin. Çünkü kan şekeri düşüklüğü hastayı hızla öldürür.

Kan Şekerinin Aşırı Yüksekliği

Şeker hastalarında; yetersiz insülin kullanımı, çok fazla miktarda yemek yeme, hareketsizlik ve stres gibi nedenler kanda bulunan şeker seviyesinin aşırı yükselmesine neden olur. Bazen kan şekerindeki bu yükseklik hastanın komaya girmesine dahi neden olabilir.

Kan şekeri aşırı yüksekliği belirti ve bulguları:
  • Bulantı
  • Kusma
  • Bulanık görme
  • Nefeste aseton kokusu
  • Susuzluk belirtileri (susama hissi, cildin kuruması, kalbin hızlı çarpması),
  • Hızlı nefes alıp verme
  • Bilinç kaybı

Eğer bu bulgular varsa hasta/yaralının hayati tehlikesi vardır.

Kan şekeri aşırı yüksekliğinde ilk yardım:
  • Hastanın bilinci açık ve sizden yardım istiyorsa, hastanın istediği yardımı yapın.
  • Reçeteli ilaç alıp almadığını sorun.
  • Bilinci açıksa su içmeye teşvik edin.
  • 112 acil yardım numarasını arayın veya aratın.
  • Yardım gelene kadar yaşamsal bulgularını takip edin.
  • Bilincini kaybederse hastayı kurtarma (iyileşme, derlenme) pozisyonuna getirin.
  • Yaşamsal bulgular yoksa Temel Yaşam Desteğine başlayın.

Hamileliğin neden olduğu şeker hastalığı (Gestasyonel Diyabet)

Hamilelik sırasında bazı kadınlarda kan şekerinde yükselme meydana gelebilir. Bu durum hamile kadının vücudunda yeterli miktarda insülin üretilememesi veya üretilen insülinin kullanılamamasına bağlı olarak meydana gelir. Bu kadınlar tedavi almazlarsa doğacak bebeğin anne karnındaki gelişiminde bozukluklar oluşabilir. Doğum olduktan ortaya çıkan bu tablo düzelir ve şeker hastalığı iyileşir. Ancak bazı kadınlarda ise doğum sonraki dönemde yıllar içerisinde şeker hastalığı gelişebilir .

Alerji ve şiddetli alerjide (anafilaksi) ilk yardım

Alerjik reaksiyon; arı sokmaları, yer fıstığı ve penisilin gibi vücudun duyarlı olduğu alerjenlere karşı bağışıklık sisteminin verdiği aşırı tepkidir. Verilen tepki hastadan hastaya farklılık gösterir. Bu durum da hastalarda görülen belirti ve bulguların farklı olmasına neden olur.

Hastalığın seyri bazı kişilerde hafif, bazılarında ise şiddetli olabilir. Anafilaksi adı verilen şiddetli alerji ise; ağız, dil veya boğazda şişme sonrası hava yolunda daralma ve nefes almayı zorlaştıran bir tablo meydana gelebilir. Bu aşamada artık hastanın hayatı tehdit altındadır ve hızla müdahale edilmesini gerektirir.

Şiddetli alerjide (anafilaksi) belirti ve bulgular:

  • Yüz, dudaklar, göz kapakları ve dilde şişme
  • Vücutta yaygın kızarıklık ve döküntüler (kurdeşen),
  • Karın ağrısı, kusma, ishal
  • Hırıltılı solunum ya da sürekli öksürük
  • Solunum zorluğu
  • Ses kısıklığı ve konuşma güçlüğü
  • Boğazda şişme hissi
  • Baş dönmesi ve bayılma
  • Bilinç bulanıklığı veya kaybı.

Şiddetli alerjide (anafilaksi) ilkyardım:

Şiddetli alerjik reaksiyon tedavi edilmezse birkaç dakika içinde ölüm görülebilir.

Bilinci açık hastada:

  • Hasta/yaralının rahat nefes alıp verebileceği en rahat pozisyonu almasına yardım edin.
  • Şiddetli alerjisi (anafilaksi) hikayesi olan hastaların çoğu otomatik olarak kullanacakları ilaçlara (otomatik enjektör) sahiptirler ve bunu beraberlerinde taşırlar.
  • Hasta/yaralının ilacı (otomatik enjektör) varsa ilacı kendisinin uygulamasına yardım edin.
  • Otomatik enjektör uygulaması yapılırken 112 acil yardım numarasını arayın veya aratın.

Bilinci kapalı hastada:

  • Hastanın üzerinde alerji ile ilgili bilezik veya kart gibi hastalığını belirten bir belge var mı (kontrol edin)?
  • Otomatik enjektör var mı (kontrol edin)?
  • Tarif edilen şekilde otomatik enjektörü uygulayın.
  • Otomatik enjektör uygulaması yapılırken 112 acil yardım numarasını arayın veya aratın.
  • Yaşamsal bulgularını takip edin.
  • Düzelme yoksa ikinci kez otomatik enjektörü uygulayın.
  • 112 acil yardım ekibi gelinceye kadar hasta/yaralının yanından ayrılmayın ve kontrol edin.
  • Yaşamsal bulguları yoksa Temel Yaşam Desteğine başlayın.

Nefes Darlığı

Astım

Astım hava yollarını daraltan bir hastalıktır. Bu hastalar hayatları boyunca düzenli olarak ilaç kullanırlar. Astım atağı yaşamı tehdit eder.

Astım atağındaki belirti ve bulgular:

  • Hasta/yaralı nefes almakta zorlanır.
  • Nefesinin yeterli olmadığını belirtir.
  • Hızlı nefes alıp verir ve öksürür.
  • Nefes verirken ıslık ya da hırıltı sesi çıkarır.
  • Göğüste sıkışma veya ağrı hissettiğini söyler.

Astım atağı belirti ve bulguları gösteren hastaya müdahale edilmediğinde durum daha da kötüye gidecektir.

Durumunun kötüleştiğini gösteren belirti ve bulgular:

  • Belirtilerde hızlı kötüleşme
  • İnhaler ilaç almasına rağmen belirtilerin artması
  • Şiddetli nefes darlığı
  • Normal konuşmanın bozulması (cümle kuramama)
  • Terleme
  • Solukluk
  • Endişe ve panikleme
  • Dudakların ve tırnak yataklarının gri mavi tonu alması
  • Bilinç kaybıdır.

Astım atağında ilkyardım:

  • Sakin olun ve hastaya güvende olduğunu anlatın.
  • Hastanın en rahat olduğu pozisyonu almasına yardım edin.
  • Pencereleri açın ve sıkı giysileri gevşetin.
  • Hastanın kendisine ait ilaçları (inhaler, hava) almasına yardım edin.
  • İlaçları aldıktan sonra 5 (beş) dakika içinde durumda düzelme olmazsa 112 acil yardım numarasını arayın ya da aratın.
  • Hasta/yaralının bilincini kaybederse kurtarma (iyileşme, derlenme) pozisyonuna getirin ve solunumu sürekli kontrol edin.
  • Yaşam bulguları yoksa Temel Yaşam Desteğine başlayın.

KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı)

Nefes almayı zorlaştıran hava yolu tıkanıklığıdır. Genellikle sigara içenlerde görülür. Hava yolu tıkanıklığının belirti vermesi yıllar alır bu nedenle yaşlı kişilerde daha sıklıkla görülür.

KOAH belirti ve bulguları:

Belirti ve işaretler astıma benzer.

  • Nefes verirken ıslık ya da hışıltı sesi çıkarma
  • Öksürük ve nefes darlığı
  • Dışardan oksijen desteği almaları gerekebilir.

KOAH atak sırasındaki ilkyardım:

  • Hasta/yaralının en rahat olduğu pozisyonu almasına yardım edin.
  • Zorla yatırmaya çalışmayın. Genelde oturur pozisyonda daha rahat nefes alırlar.
  • Kendisine ait ilaçları (inhaler, hava) almasına yardım edin.
  • İlaçları aldıktan sonra 5 (beş) dakika içinde durumda düzelme olmazsa 112 acil yardım numarasını arayın ya da aratın.
  • Salgılarını atabilmesi için öksürmeye teşvik edin.
  • 112 acil yardım ekibi gelinceye kadar yanından ayrılmayın ve kontrol edin.
  • Yaşamsal bulguları yoksa Temel Yaşam Desteğine başlayın.

Çok hızlı nefes alıp veren (Hiperventilasyon) hasta

Bazı insanlarda duygusal sıkıntılar ve stres hiperventilasyon adı verilen nefes alıp vermenin hızlanmasına neden olabilir. Solunum sayısının uzunca bir süre bu şeklide devam etmesi, kandaki karbondioksit adı verilen gazın vücuttaki seviyesinin ciddi şekilde azalması ve bu azalamaya bağlı olarak da normalde olmayan ve olmaması gereken bir takım belirti ve bulguların ortaya çıkması ile sonuçlanır. 

Çok hızlı nefes alıp veren bir hastadaki belirti ve bulgular:

  • Nefes darlığı
  • Hızlı nefes alma (dakikada 40 ve üzeri)
  • Eller, ayaklar ve ağız çevresinde karıncalanma, uyuşma
  • Baş dönmesi ve sersemlik hissi

Çok hızlı nefes alıp veren bir hastada ilk yardım:

  • Hasta/yaralıya güven verin.
  • Sakin bir yerde oturmasını sağlayın.
  • Karın kaslarını kullanarak burundan yavaşça nefes almasını, aldığı nefesi bir iki saniye içinde tutmasını ve daha sonra dudaklarını büzerek ağzından yavaşça vermesi söyleyin. Uygulama sırasında hastaya destek olun.

Çok hızlı nefes alıp veren bir hastada dikkat edilecek hususlar:

Tedavi edilmemiş şeker hastalığı, şok, yaralanmalar, farklı maddelerde olan zehirlenmelerde de hasta çok hızlı nefes alıp verir. Bu hastalıkların olmadığını ayırt etmek için değerlendirme yapın. Bunun için kitabın ilgili bölümlerine bakın.

Vücut sıvı dengesindeki bozukluk

Spor müsabakaları, sıcak havalar ve çok soğuk karlı havalarda kişiler susuzluk hissi hissetmeseler dahi vücutlarından su kaybederler.

Vücut suyu ve dengesindeki bozuklukta belirti ve bulgular:

  • İdrar renginde koyulaşma
  • İdrar miktarında azalma

Vücut suyu ve dengesindeki bozukluğunda ilkyardım:

  • Bu durumlarda kişiler susuzluk hissetmede su içmeye teşvik edilmelidir.

Vücut suyu ve dengesindeki bozuklukta dikkat edilecek hususlar:

  • Dikkat: Bu amaçla kar veya buz susuzluğu gidermek için kullanılmamalıdır. Kar veya buz ağzı tahriş eder ve vücut ısısını düşürerek hipotermiyi neden olabilir. Mevcut tek su kaynağı ise önce eritilmesi ve uygun şekilde dezenfekte edilmeleri gerekir.