Vücudumuzdaki Sistemler Nelerdir ?

Yaşamsal işlerin devam edebilmesi için organ ve yapılar birlikte çalışır. Bu da sistemleri oluşturur. Peki vücudumuzdaki sistemler nelerdir ?

Sistem Nedir ?

Vücudumuzda her biri ayrı bir görevi yerine getiren organlar bulunur. Organlar bir araya gelerek ve birlikte koordineli bir şeklide çalışarak sistemleri oluştururlar. Şimdi gelin özellikle ilk yardımcının bilmesi gereken vücudumuzdaki sistemler hakkında bilgi edinelim.

Dolaşım Sistemi

Görevi: Bu sistem; kalp ve kan damarları ile taşınan kandaki oksijen, besin ve diğer gerekli maddelerin hücrelerimize ulaştırılması ve hücrelerimizde oluşan karbondioksit ve artık maddelerin uzaklaştırılması şeklinde çalışır. Vücudumuzdaki sistemler arasında yaygın ağa sahip damarları da içerir.

Sistemde yer alan yapılar: Dolaşım sistemi; başlıca kalp, damarlar (atardamar, toplardamar ve kılcal damarlar) ve kandan oluşur.

  • Kalp; Göğüs kafesinin ortasında yer alır. Yerleşim olarak kalbin önünde iman tahtası adı verilen göğüs kemiği, arkasında omurga ve her iki yanında ise akciğerler yer alır (örnek resim).

Kas dokusundan oluşan iki kulakçık ve iki karıncıktan oluşur. Düzenli ve ritmik olarak kasılma ve gevşemeler ile vücuttan gelen kanı akciğerlere pompalar, akciğerlerden dönen kanı ise vücudumuza pompalar (örnek resim).

Beyin ve diğer sistemlerden gelen uyarılar ile kalbin çalışması kontrol edilir. Sağlıklı bir yetişkinin kalbi dakikada ortalama 60-100 kez kasılarak dolaşım görevini yerine getirir.

  • Damarlar: Damarlar tüm vücudumuzu otoyol ağı gibi saran ve kalbin pompalamış olduğu kanın içerisinde dolaştığı borucuklar sistemidir. Temiz kanın dolaştığı damarlara atardamar, kirli kanın dolaştığı damarlara toplardamar ve ikisinin bağlantı noktalarında yer alan damarlara ise kılcal damar adı verilir (örnek resim).

Atardamarların cilde yakın olduğu yerlere parmakla hafifçe bastırılarak kalp atış hızı (nabız) anlaşılabilir. Örneğin boynun her iki yanında beyne giden şah damarları, kasık bölgesinde kasık damarları, dirsek iç yüzü kol damarları veya el bilek iç yüzü damarlarından nabız ölçülebilir.

  • Kan: Kan vücutta oksijen, besin maddeleri, hormonları, vitaminleri ve antikorları dokulara taşıyan ve oluşan karbondioksit ve atık maddeleri vücuttan uzaklaştıran yaşamsal sıvıdır. Bir insanda vücut ağırlığının yaklaşık olarak %8’i kadar kan bulunur.

Solunum Sistemi

Görevi: Tüm organ ve dokularımızı oluşturan hücrelerin yaşaması için gerekli olan oksijeni havadan almamızı sağlayan sistemdir. Aynı zamanda hücrelerimizde oluşan karbondioksiti de dışarı atmamızı sağlar.

Sistemde yer alan yapılar: Bu sistemde ağız, burun, yutak, gırtlak, ana havayolu (trakea), ana havayolunun iki büyük dala ayrılması ile oluşan sağ ve sol ana bronşlar, bunların daha küçük hava yollarına ayrılması ile oluşan bronşioller ve en sonda ise alveol adı verilen hava keseleri yer alır. Ancak bu sistemdeki ana organımız akciğerlerdir.

  • Akciğerler: Akciğerlerimiz, göğüs kafesinin içinde, nefes alıp verdikçe genişleyen ve büzülen, kaburgaların sardığı kafesin içinde bulunan süngerimsi, elastik bir organdır. Göğüs kafesi ile karın içi organlar diyafram adı verilen kas yapı ile birbirinden ayrılır (örnek resim).

Solunum kasları ve diyafram sayesinde nefes aldığımızda ağız veya burnumuzdan giren hava soluk borusu yoluyla akciğerlere ulaşır. Hava yolları akciğerler içinde küçülerek dağılır ve en son hava keselerinde sonlanır. Kanlanması çok iyi olan bu keselerde oksijen karbondioksit dönüşümü gerçekleşir. Böylece kalpten akciğerlere gelen kan oksijenlenmiş olur ve kalbe geri dönüp tüm vücuda gönderilir.

Nefes alıp verme sayısı yeni doğan döneminden başlayarak yaş ilerledikçe azalır. Yeni doğan bir bebekteki nefes alıp verme sayısı dakikada ortalama 30-40 iken sağlıklı bir erişkinde bu sayı dakikada ortalama 12-20’dir. Aynı zamanda solunum sayısı ve derinliği beyin ile istemli ve istemsiz olarak da kontrol edilir.

Sinir Sistemi

Görevi: Vücudun tüm sistemlerinin çalışmasını kontrol eden sinir hücrelerinden oluşan sistemdir.

Sistemde yer alan yapılar: Ana organları beyin ve omuriliktir. Merkezi sinir sistemini bu organlar oluştururlar.

  • Beyin ve omurilik: Beyin kafatası içinde omurilik ise omurga içinde bulunur. Beyin ve omurilik, kafatası ile omurga birleşim yerinden birbiri ile bağlantılıdır. Beyin ve omurilikten çıkan sinirler tüm organ ve dokulara dağılarak çevresel sinir sistemini oluştururlar (örnek resim)..

Sinir hücreleri çok özel hücrelerdir ve kendilerini yenileme kabiliyetleri yoktur. Bu nedenle ölen bir sinir hücresinin fonksiyonu kaybolmuş olur. Özellikle beyin, oksijen ihtiyacı çok olan ve bu yüzden kanlanması bol olan bir organdır. Solunum ve dolaşım sistemlerinin bozulmasından en hızlı etkilenecek sistem sinir sistemidir. Beyin oksijensizliğe herhangi bir hasarlanma olmadan en fazla 4-6 dakika dayanabilir. Bu süre aşılırsa beyin hücrelerinde hasarlanma meydana gelmeye başlar.

Kas-İskelet Sistemi

Görevi: Vücudumuza şeklini veren ve hareket etmemizi sağlayan sistemdir ayrıca iç organlarımızı hasardan korur.Kemikler ve kemiklere yapışık olan kaslar, bağlar ve eklemlerin yardımı ile hareket etmemizi ve sinir sisteminin kontrolünde de vücudumuza istediğimiz şekli vermemizi sağlarlar.

Sistemde yer alan yapılar: Başta kemik olmak üzere kaslar, bağlar ve eklemlerden oluşur.

  • Kemikler: Kemikler; beyin, omurilik, kalp ve akciğer gibi yaşamsal organlarımızı koruyan güçlü yapılardır. Vücudumuzda toplam 206 kemik bulunmaktadır.
  • Kaslar: Vücut hareketi kasların yaptığı işten kaynaklanır (Örneğin; yürüme, nefes alma, kalbin atması gibi). Kas dokusunun iş yapmasını sağlayan şey, bir sinir uyarısı ile uyarıldığında kasılma – yani daha kısa ve daha kalın olma – yeteneğidir.
  • Eklem: Eklem, iki ya da daha fazla sayıda kemiğin buluştuğu veya birleştiği yerdir. Omuz eklemi gibi hareketli veya kafatasındaki gibi hareketsiz olabilirler

Görevi: Besinlerdeki protein, şeker ve yağ gibi maddelerin ortaya çıkarılarak enerji ihtiyacının sağlanmasını sağlayan sistemdir.

Sindirim Sistemi

Sistemde yer alan yapılar: Ağız, yemek borusu, mide, bağırsaklar, pankreas, karaciğer ve safra kesesi sindirim sistemini oluşturan yapılardır

Ağız, yemek borusu, mide ve bağırsaklar gıdaların sindirimini kolaylaştırırken, pankreas, karaciğer ve safra kesesi sindirimin kolaylaştırılmasından sorumludur. Sindirilen besinler kana karışarak önce karaciğerde işlenir ve kalp vasıtası ile de tüm vücuda gönderilerek sureti ile hücrelerin enerji ihtiyacı karşılanır. Karın içinde diyafram altında sağda karaciğer solda ise mide bulunur. Bu organların kalple yakın komşulukları vardır.

Boşaltım Sistemi

Görevi: Kandaki atık maddelerin vücuttan uzaklaştırılması bu sistem sayesinde olur. Böbrekler, kanın süzülerek atık maddelerden temizlendiği organlardır. Ayrıca vücudun sıvı dengesini ve kan basıncını düzenleme fonksiyonları vardır. Vücudumuza alınan tüm besin, ilaç veya maddeler kana karıştıktan sonra böbreklere ulaşır ve vücuda zararlı veya fazla maddeler idrar ile dışarı atılır.

Sistemde yer alan yapılar: Böbrekler, idrar kanalları ve idrar torbasından oluşur (örnek resim).

Cilt

Görevi: Tüm vücudu kaplayan en büyük ve en ağır organdır. Derin dokuları yaralanmalardan, mikroplardan korur ve ısı kaybını önler. Kanın süzülmesi ile oluşan atık maddelerin bir kısmı vücuttan uzaklaştırılması cilt sayesinde olur. Aynı zamanda terleme yolu ile sıvı ve tuz dengesine de yardımcı olur. Vücudumuzdaki sistemler arasında başlı başına bir sistem olarak kabul edilmesinin kayda değer sebepleri vardır.

Sistemde yer alan yapılar: Cilt, iki doku tabakasından oluşur.

  • Dış tabaka: Cildin dış tabakasının üst kısmı, sürekli olarak dökülen ve bu katmanın alt kısmında yapılan yeni hücrelerle değiştirilen ölü, düzleştirilmiş cilt hücrelerinden oluşur. Cildin dış tabakası cildi esnek ve su geçirmez tutan yağ bezlerden salgılanan sebum adı verilen yağlı bir madde ile korunur (örnek resim).
  • İç tabaka: Cildin iç tabakası kan damarlarını, sinirleri, kasları, yağ bezlerini, ter bezlerini ve saç köklerini içerir. Cildin iç tabakası içindeki duyu sinirlerinin uçları, ısı, soğuk, ağrı ve hatta en ufak bir dokunuş gibi vücudun yüzeyindeki hisleri algılamamızı sağlar. Aynı zamanda cildin iç tabakasında yer alan kan damarları cilde besin sağlamanın yanı sıra, ısıyı koruyarak veya serbest bırakarak (zıt) vücut sıcaklığını düzenlemeye yardımcı olur.
  • Özet
  • Vücudumuzda her biri ayrı bir görevi yerine getiren organlar bulunur. Organlar bir araya gelerek ve birlikte koordineli bir şeklide çalışarak sistemleri oluştururlar.
  • İlk yardımcı, insan vücudu ve organların fonksiyonları hakkında temel bilgilere sahip olmalıdır.
  • İlk yardımcı kalbin vücuttaki yerleşim yerini, dakikadaki kalp atım hızını, solunum sistemini ve dakikadaki solunum sayısını bilmelidir.
  • İlk yardımcı, ilk yardım uygulamaları sırasında hasta/yaralıya zarar vermeyecek şekilde insan vücudunun yapısına dikkat ederek uygulamaları yapmalıdır.

Cilt

Görevi: Vücudumuzdaki sistemler arasında en fazla kaplayan en büyük ve en ağır organdır. Derin dokuları yaralanmalardan, mikroplardan korur ve ısı kaybını önler. Kanın süzülmesi ile oluşan atık maddelerin bir kısmı vücuttan uzaklaştırılması cilt sayesinde olur. Aynı zamanda terleme yolu ile sıvı ve tuz dengesine de yardımcı olur.

Sistemde yer alan yapılar: Cilt, iki doku tabakasından oluşur.

  • Dış tabaka: Cildin dış tabakasının üst kısmı, sürekli olarak dökülen ve bu katmanın alt kısmında yapılan yeni hücrelerle değiştirilen ölü, düzleştirilmiş cilt hücrelerinden oluşur. Cildin dış tabakası cildi esnek ve su geçirmez tutan yağ bezlerden salgılanan sebum adı verilen yağlı bir madde ile korunur (örnek resim).
  • İç tabaka: Cildin iç tabakası kan damarlarını, sinirleri, kasları, yağ bezlerini, ter bezlerini ve saç köklerini içerir. Cildin iç tabakası içindeki duyu sinirlerinin uçları, ısı, soğuk, ağrı ve hatta en ufak bir dokunuş gibi vücudun yüzeyindeki hisleri algılamamızı sağlar. Aynı zamanda cildin iç tabakasında yer alan kan damarları cilde besin sağlamanın yanı sıra, ısıyı koruyarak veya serbest bırakarak (zıt) vücut sıcaklığını düzenlemeye yardımcı olur.
  • Özet
  • Vücudumuzda her biri ayrı bir görevi yerine getiren organlar bulunur. Organlar bir araya gelerek ve birlikte koordineli bir şeklide çalışarak sistemleri oluştururlar.
  • İlk yardımcı, vücudumuzdaki sistemler hakkında temel bilgilere sahip olmalıdır.
  • İlk yardımcı kalbin vücuttaki yerleşim yerini, dakikadaki kalp atım hızını, solunum sistemini ve dakikadaki solunum sayısını bilmelidir.
  • İlk yardımcı, ilk yardım uygulamaları sırasında hasta/yaralıya zarar vermeyecek şekilde insan vücudunun yapısına dikkat ederek uygulamaları yapmalıdır.